Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), tarih boyunca dünya medeniyetine yön vermiş köklü bir geçmişe sahip bir ülkedir. Siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda küresel bir güç olan ülke yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda uluslararası ilişkilerde de kritik bir rol üstlenmektedir. Dünyadaki en büyük ikinci ekonomiye sahip olan ülkenin eğitim sisteminin kökleri antik dönemden günümüze uzanmaktadır. Çin eğitiminin gelişimi ve özellikleri, Çin eğitim kültürünün kökeni ve oluşumu, Han Hanedanlığı dönemi eğitimi, Tang dönemi eğitim sistemi, Song, Ming ve Qing dönemlerinde eğitim ve Konfuçyüsçü eğitim ve 1840’tan sonra yeni eğitim modeli ve batının eğitime etkisi olmak üzere beş dönemde açıklanabilir. Okulların yapılanması ise okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, üst ortaöğretim (genel ve mesleki liseler) ve yüksek öğretim şeklinde yapılanmaktadır. Günümüzde zorunlu eğitimin finansmanına merkez ve eyalet hükümetlerinin katkısı olmakla birlikte belediye ve bölge yönetimleri hala en önemli konumda bulunmakta, yükseköğretimde ise büyük ölçüde merkez ve eyalet hükümetleri sorumludur. Çin’in kuruluşunun başlangıcında, öğretmen yetiştirme, büyük ölçüde Avrupa etkisi altında kalmıştır. Daha sonraları ise, Çinli eğitim bilimciler Sovyetler Birliği’nin öğretmen yetiştirme sistemini de incelemiş ve sonrasında daha bağımsız hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmen eğitimi sistemleri oluşturmuştur. 2021 yılında 13. Ulusal Halk Kongresi tarafından onaylanan 14. Beş Yıllık Plan ve 2035 Vizyonu Çin’in 2035 yılına kadar uzun vadeli kalkınma planını sunmaktadır. Eğitim sektöründe, yüksek kaliteli bir eğitim sistemini güçlendirmeyi hedeflemektedir. Çin Halk Cumhuriyeti'nin, kapsamlı tarihsel birikimi ve kalkınma vizyonuyla küresel düzeyde önemli bir aktör olmaya devam etmektedir. Eğitim ve bilim odaklı stratejik adımları, Çin’in gelecekteki rolünü güçlendirecek ve hem bölgesel hem de uluslararası alanda sürdürülebilir bir liderlik sergilemesine olanak sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.